birliktelik
UZAY OYUNLARI

Türkiye 1977 yılından bu yana üyeliğini yaptığı Birleşmiş Milletler Uzayın Barışçıl Amaçlarla Kullanım Komitesi’nin (UBAKK) anlaşmaların da ve kararların da aktif olarak yer alsa da uzay teknolojisi ve araştırmalarına dair günümüze kadar pasif hareket etmiştir. Hazır bu komiteye değinmişken biraz bundan bahsetmemek olmaz. UBAKK adlı bu komitenin görevi; üye devletlerin uzay çalışmaları sırasın da insanlığın çıkarlarını gözetip gözetmediğini denetlemek ve bu çalışmaların, üye devletlerin kendi çıkarları doğrultusun da hareket ederken tarafların zarar görmemesini sağlayıp koordine etmektir yani barış, emniyet ve kalkınma eksenin de insanlığa hizmet amacı güder. Komitenin şuanda üye sayısı 92 olup, 42 gözlemci örgüt de komite çalışmalarında yer almaktadır.

Geçtiğimiz aylarda uzay çalışmalarında faaliyete geçeceğini duyuran Türkiye, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) adıyla uzay çalışmaların da aktif olacağının sinyallerini vermiş, bu girişimiyle ülkemiz de adeta yeni bir endüstrinin kapısını aralamış oldu. Öyle ki serbest piyasa ekonomisini benimseyen ülkelerde bu tür girişimlerde özel sektörün etkisi hep merak konusu olmuştur. Bilindiği üzere de global dünyada bu piyasanın öncüleri SpaceX, ULA ve ArianeGroup gibi özel kuruluşlar bu pastada en çok dilime sahip işletmelerdir. Bu işletmelerin ana misyonu hiç şüphesiz düşük maliyetli fırlatma, akabinde ise bu fırlatma kartlarının yeniden kullanılabilmesi olmuştur. Özellikle SpaceX gibi gelenekselliğin dışına çıkmayı görev edinmiş kuruluşlar bu görevleri başarıyla yerine getirmiştir ayrıca bu ajansların yarattığı istihdam sayısı ise yadsınamayacak düzeyde.

Türkiye de geleneksellikten uzak, fütürist beyinlere ev sahipliği yapan ülkelerdendir. Bazı imkansızlıklar dahilinde çoğu genç uzay çalışmalarındaki fikirlerini rafa kaldırmaktadır. Aslına bakarsak yıllardır ülkemizde gerçekleştirilen roket ve teknoloji alanlarında gençleri teşvik eden organizasyon olan TeknoFest, bu piyasaya bir nevi zemin hazırlamaktadır diyebiliriz, bu tür organizasyonların sürekli artması ve daha yenilikçi olması gerekir, bu sayede parlak fikirler kendine yer bulabilir ve bunun etkisiyle Türkiye de de bu tür özel uzay ajanslarının doğması çokta uzak bir gelecekte görünüyor sayılmaz.

Bu sektöre de tıpkı otomotiv ve havacılık sektörü gibi yedek parça, bakım ve onarım gibi çeşitli mal ve hizmet ihtiyacını karşılayan kuruluşlar bu alana entegre edilebilir, örneğin uçaklara hangarlama hizmeti sunan havacılık şirketleri gibi işletmeler doğabilir. Yaratacağı istihdam ve yeni iş kolları yine başka bir merak konusu. Ayrıca daha yılın başından itibaren uzay insanı anlamına çıkan "astronot, kozmonot" gibi kelimelerin Türkçe karşılığı araştırılmaya başlandı bile.

Zirve ve Konferanslar Direktörü / Anıl Tavacı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.