birliktelik
KAYBOLMUŞLUK HİSSİ

Kaybolmuşluk hissi… Neredeyse hepimizin yaşadığı bu muazzam his(!)… Sanki bir çıkmaza girmişçesine bedenimizi ve ruhumuzu sıkıştıran, ne yapsam da geçse diye kendimizi yediğimiz hissiyat…

‘’Gittiğim her yerden az evvel çıkmış gibiyim,

Nereye bakarsam bakayım bulamıyorum kendimi,

Olduğum hiçbir yerde değilmişim gibi geliyor,

Olmadığım her yerde de varmışım gibi...’’ demiş şair özetle.

Hangimiz olduğu yere tamamen ait hissediyor ki kendini? Bir kafede çayımızı yudumlarken, bir bankta denizi seyrederken, bir koltukta otururken, duraksadığımız ve uzaklara daldığımız o an, ne tuhaf geliyor. Ruhun yorulmuşluğundan mıdır yoksa anlık bir esinti gibi gelip bizi alıp götüren şey midir bilemem fakat durup düşündürdüğünde göz doldurup acı verecek kadar güçlü bir şey olduğuna yemin edebilirim. Her ne kadar korkutucu olsa da öldürmeyen acı güçlendirir. Bu zorlu süreçten çıkabilmenin yolları vardır aslında; içini dökmek… Anlattıkça rahatlarmış ya insan, içine attıkça da boğulur boğulur durur, en dibe batarmış. Mühim olan baş edebilmek, pes etmemek. Birine içini dökemesen bile gökyüzü hep senin, pencerenden dışarı baktığında yeşilin en güzel tonlarıyla gözüne çarpan o ağaçlar senin, kitaplığında ‘’bir şeyler yazarım ya’’ diye alıp rafa kaldırdığın o kitap senin… Bak gökyüzüne, aç pencereni, çevir o kitabın sayfalarını, dök içini. Unutma, var oldukça geçmeyen ve geçmeyecek hiçbir şey yoktur. Her acı bir gün son bulur. Sen yeter ki o gülümsemeni yüzünden eksik etme, gerisi hallolur.

  • Gülsüm EROL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.