birliktelik
YAŞAMAK
success-on-mountain-top-shutterstock_115642099Öncelikle, yazdıklarım birer öğüt değil. Tavsiye ya da yol haritası da değil. Yalnızca size, baktığınız gözlüğün çerçevesini sorgulatacak birkaç fikir niteliğinde… Yaşamak kelimesi kimileri için hayatta kalmaktan farksız, kimileri için yıllar boyunca biriktirdiği paha biçilemez anıları, kimileri için en derinlerinde yaşadığı duygularıyla kurduğu sınırları olmayan ütopyası. Yer yüzündeki her insanın gözünden farklıdır ‘yaşamak’. Güzel olan da bu değil mi? Milyarlarca farklı hayat ve onların hisleri. Kaç insan bunu aklına getirmiştir bilmem ama yapabilseydim dünyadaki herkesin gözünden hayata bakmak isterdim. Kaç farklı mutluluk kaç farklı hüzün ve ıstırap dolu kim bilir. Yalnızca kendi kısır döngümüzle var olmak hem fazla sıkıcı hem bencilce hem de tatsız tuzsuz bir ömür olmaz mı? Yaşamadığın bir acıyı yaşa, çok mutlu olduğun bi’anda başkasını mutlu et, hiç tanımadığın birinin üzüntüsü için ağla ve insan olmaya başla… Paraya ulaşmak için, hayatının aşkını bulmak için, herkesin dilindeki o başarıyı elde etmek için falan filan. İnsanın insana,kendi çıkarı için dayattığı bu kalıplar yüzünden bir çocuğun gülümsemesindeki umudu, bir işçinin kazandığı paradaki gururu ve buna benzeyen ayrıntıları, görünmez olan gerçekleri kaçırıyoruz. Sonra ‘hayatım çok monoton’ diye psikologlarda gezen bankacı kadınları dinliyoruz. Seni umursamayan bir kıza aşkını anlatmaya çalışmadan önce hep görmeyi istediğin o yere gitmeyi dene mesela. Ya da bir türlü yoluna koyamadığın işlerin için isyan etmektense yapamayacağını düşündüğün bir şey için çalışmaya başla. Kendi sınırlarını gör, duygularını tart, zihnini tanı ve ruhuna tamamen hükmet. Yapabileceklerinin farkındayken daha güçlüsün ve senin gibi olmaya çalışan insanlara yardım ettikçe evrendeki gizli düzenin seni içine aldığını farkedebilirsin. Öğrenmek. Kendinle yaşamayı, yeni duyguları, başkalarının hayatlarını, ve aslında öğrenemeden öleceğin milyarlarca farklı şeyin olduğunu öğrenmek. İsmine aşina olduğumuz çoğu yazar,şair,düşünür ve ilim insanları aslında içten içe bunun peşinde koşarken bir ömür harcadılar. Daha fazla öğrenmek. Onlar için de yaşamak buydu. O zaman yaşamaya, dakikaları anlamlı kılmak diyebilir miyiz?. Mutluluğu arayarak, başarıyı arayarak, huzuru ya da aşkı arayarak, gezerek, öğrenerek, acı çekerek, bedel ödeyerek anlamlı hale getirilmeye çalışılan sonsuzca hayat. Zaman geçirmek yerine yaşamaya başladığınızda, kendiniz gibi insanları arayama başlarsınız. Bu sizi yorar mutlu da eder ama asla pişman etmez. Yaşayabilmeniz dileğiyle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.