birliktelik
GRİ BİR YOK OLUŞ
Günün yorgunluğunu üzerinize almış yol boyunca yürüyorsunuz. Artık sonbahar bitmiş, yerini soğuk kış aylarına bırakmıştı. Şehri bir koşuşturmaca almıştı. Kenara çekilip izliyorsunuz kalabalığı. İnsanlar çevresinde olup bitenden habersiz işlerini bitirip, eve gitme telaşına kapılmıştı. Güler yüzler, samimi sohbetler mahalle arasına sıkışıp kalmış, yerini beton duvarlar almaya başlamıştı. İnsanlar tıpkı Rapunzel masalındaki gibi yüksek binalar inşa edip, kendilerini bu binalara kapatıyorlardı. Dünya artık renklerini kaybetmeye başlamıştı. Düşünsenize bir gün uyanıyorsunuz ve hayatınızda artık mavi renk yok. Tüm renkler yerini griye bırakmış, elektronik bir dünyaya merhaba demişsiniz. Haftasonu aile ile birlikte gidilen piknikler, eski dostluklar yerini bile bilmediğiniz ansiklopedilere konu olmuş ve müzelerde tarihin kalıntıları ile birlikte fanuslara kapatılmış sergileniyor. Peki biz bu dünyaya ne yaptık? Gelecek nesle miras olarak gri bir hayat mı bırakıyoruz? Bu sorunların cevaplarını kendinizde bulmak yerine diğer insanları yargılıyoruz. Belki de bundandır gri bir yok oluşa doğru sürüklenmemiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.