birliktelik
YAŞAMALIYIZ.
 Şu an gerçekten yaşıyor muyuz sahi?  En son hangi kitabı okuduk, hangi filmi izledik mesela?   Ne zaman esaslı acılara ağladık. Sokakta muhtaç bir insana yardım ettik veya üzüldük.  Belki uzun zaman oldu çoğumuz için. Hatta öylelerimiz var ki unutmanın ötesinde bu duyguları kullanma ihtiyacını duymadığından şık bir rafa kaldırmış.   Hiç dışarıda üşüyen yada dilenen insanların gözlerine baktık mı ?’’ Tamam, bunlar dilendiriliyorlar ya’’ deyip vicdanımızı rahatlatma aşamısını geçtikten sonra tamda karşılarında duran bir cafede oturmadık mı? Yaptık. Duyarsızlaştık ..Yanımızda ölen insanlara alıştık.Sonra üzülen ağlayan herkese veya her şeye alıştık. Hepsine bir kılıf uydurduk ama moda standartlarına uygun bir kılıf. Sonra adına senenin moda rengine uygun Yaşamak dedik.  Sürekli izleyen bir toplum olduk. İzleyen,bakan ,ama maalesef göremeyen bir toplum.Yıllar bu nesillerden okumak ve araştırmayı aldıkça buna doğru orantıda bir çok şeyi beraberinde getirdi. Mesela tarz olmak daha önemli oldu ve sanırım güzel yüzler. Ama kimse gülmenin herkese çok yakıştığını hatırlamadı bile. Ya da güzel sevmenin güzel bir yüzden daha önemli olduğunu. Kişisel çıkar ve zevklerimiz uğruna hem cebimizden hem de gönlümüzden cömertçe ve kibarca harcadık. Ne mi oldu ? Yetersiz bakiye.  Ruhumuz yeterince aç ... Artan cinayetler, sinir krizleri ve daha bir sürüsü bu denlidir işte. Az bir beslesek en az karşımızdaki insanlara gösterdiğimiz inceliğin çok azını kendi ruhumuza göstersek evet seni unutmadık desek.(Bir şekilde) Bazı şeyleri yoluna koyacağız. Bu tür sorunların olmadığı bir gezegen bildiğim kadarıyla henüz bulunmadı. Marsta su muhabbetinden ileri gidemedi insanoğlu. Birde zavallı Plüton vardı.Neyse..  Bu yüzden yaşamalıyız dedim ve yaşadığımızdan şüphe ettim. Bir gün güzel yaşayan insanlar görüp bu yazımdan pişman olmak dileğiyle...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.