birliktelik
KARARSIZLIK MI KORKAKLIK MI?
Yaşadığımız sürece hep bir yol ayrımı çıkar karşımıza ve bir şeylere karar vermek zorunda kalırız. Bu durum bizim isteğimiz dışında gerçekleşir ve hayatımız bizim verdiğimiz bir karar sonucunda sürmeye devam eder . Evet, doğru kararlar vermek önemlidir ve hepimiz bunun farkındayız . O yüzden bir karar vermeden önce uzun uzadıya düşünürüz. Peki, neden bazı şeyleri bu kadar düşünüyoruz ? Sırf verdiğimiz karar sonucunda bir şeyleri doğru yapmak , övgüler almak , kendimizi tatmin etmek ya da en önemlisi aldığımız karar sonucunda pişman olmamak için . Ama ne yazık ki doğru karar vermek adına kendimizi hırpalarcasına düşünürken boşa geçen zamanın farkında olmuyoruz . O arada geçen zamandan sonra doğru kararı vermenin zamanı çoktan geçmiş oluyor . Şöyle söylemek gerekirse elimizde kalan tek şey “ yanlış zamanda verilmiş doğru karar ”dan fazlası olmuyor . Şimdi soruyorum size bunun bize ne gibi bir faydası var ? Onun yerine o an içimizden geçeni en samimi haliyle söylesek, canımızın istediği gibi davransak, sadece bir kereliğine dahi olsa kendi mutluluğumuzu düşündüğümüz kararı versek ? Olmaz mı ?  Pişman mı oluruz ? Hata mı yaparız ? Yapalım , pişman olalım ne olur ki ? Doğru olanı seçeceğiz diye kaçırdığımız zaman , anlar , insanlar ne olacak peki ? Doğru şeyi yapınca onlar geri gelecek mi peki , gelmeyecek . Kendimize dürüst olalım . Çünkü kendimize bile dürüst olamazsak kimseye dürüst olamayız . Kendimizi başkalarının hayatlarına uyduracağız diye koştururken hayatımızı hiçe sayar ve kendimizi koca bir boşlukta buluruz . O yüzden hata yapmaktan korkmayın , kendinizi dinleyin ve “ başkalarının gözünde acaba olmadığım birisi gibi görünür müyüm?” korkusundan kurtulun . İnsanlar sizi etkilemesin , yaptıklarınızla siz onları etkileyin . Hata bile yapsanız mutlu olun. Çünkü elinizde yeni bir başlangıç yapmak için bir fırsat var , silgi ile hatalarınızı silmeye çalışmakla kendinizi yorup sayfayı daha çok batırmayın . Sayfayı çevirin ve temiz bir yerden başlayın . Her seferinde düşmekten korkarak yaşamayın , ayağa kalkıp dizinizin acısını umursamadan yürümeye devam edin . Gerekirse kendi düşüşünüzle siz alay edin , insanlara bu fırsatı vermeyin . Hayat , önünüzde duran boş bir tuval ise elinizdeki fırçayı hangi renge bulayıp nereden başlayacağınızı düşünerek zaman kaybetmek saçma olur . Siz boyamaya istediğiniz yerden başlayın . Ortaya çıkan sonuca bırakın başkaları dahil olmaya çalışsın . Unutmayın , “En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir . ” diye boşuna dememişler .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.