birliktelik
Kanatlarınızı Açmazsanız Rüzgarlara Binemezsiniz..
160125_ulasamadiginiz-hedefleriniz-kalmasin İnsanların nefsi acelecidir; Dünyayı cennet sanır, hayallerine hemen ulaşmak ister. Hayallerimiz de sürekli değişen ''Acil isteklerimizle'' doludur. Çalışmakta ve üzerimize düşeni yapmakta acele etmeli ; ama sonuçlara ulaşmakta acele edip, sabırsızlanmamalıyız. Sabırsızlık istikrarımızı bozar ve istikrarsızlık da hedefsizliğimize yol açar. Peki, hedefiniz var mı ve hedefiniz nedir? Bunu kolaylıkla öğrenebilirsiniz. Her sabah uyandığınızda aklınıza ilk gelenleri ve her akşam uyumaya çalışırken aklınızdan çıkaramadıklarınızı bir deftere not edin. Bir yıl sonra notlarınızı gözden geçirin.  Eğer oradakiler arasında bir yıl boyunca hatırlayabildikleriniz varsa , işte hedefleriniz onlardır ; eğer bir gün hatırlayıp aylar sonra unuttuğunuz şeyleri not etmişseniz , hedefiniz yoktur. Hedefsiz insan , kökleri kesilmiş ağaç gibidir; duyguları beslenemediği için yeşermez.Peki,sizin kökleriniz canlı mı ? Her gece uyumadan önce , beslenmek isteyen büyük bir hedef size kendisini hatırlatıyor mu? Kendilerini başarısızlığa mahkum edenler, hedefi  geçici hayallerle karıştırırlar.Sonuçta talihsizliklerini suçlarlar. Onlara neler yapabileceklerini söyleseniz bile , inandıramazsınız. Büyük işler başaranların, başarılarını hedeflerine adanmalarına borçlu olduklarını kabullenemezler. Son on yıldır ısrarla tekrarladıklarınızı, şimdi yaşadığınızı görebilirsiniz. Gelecek on yılda uğrunda çabalayacağınız şeyleri başaracaksınız. Uğrunda önemli çabalar harcadığınız neleri buluyorsanız, onların hedefleriniz arasında yer aldığını göreceksiniz. Şimdi kendinize şu soruyu sorun: Önümüzdeki 20 yıl içinde neleri gerçekleştirmeyi planlıyorum? Ölüm gelip kapımı çaldığı zaman neleri tamamlamış olmalıyım? Ne kadar kazanmalı, kaç çocuk yetiştirmeli, nerede oturmalıyım? Bir ömür boyu kendimi neye adamalıyım ? Bu sorulardan sonra şimdi belki bazılarımız şöyle düşünebilir : "20 yıl veya 20 yıldan daha uzun yaşayacağımızı nereden bilelim de bu dediklerini yapalım?". Ben de böyle düşünen arkadaşlara şunu söylemek istiyorum : Ne kadar yaşayacağınızı bilseydiniz , bir hedefiniz olacak mıydı? Yoksa ölüm korkusuyla dünyadan çekilecek miydiniz?  Yani belirtmek istediğim, elbette Allah'tan başka hiç kimse ne zaman öleceğimizi bilemez ; fakat her an ölümü düşünüp hedeflerinizi ertelemeyin , hedeflerinizden vazgeçmeyin. Elbette ki ölümü aklımızdan çıkarmayalım fakat öleceğiz diye de hedeflerimizden vazgeçmeyelim. Hayat sahibinin bize sunduğu zorunlu fizyolojik sınırlarımızı hariç tutalım. ON YILDIR uğrunda HER GÜN çalıştığınız halde , henüz başaramadığınız kaç tane hedefinizi gösterebilirsiniz ? Olağanüstü işler başaranlar bir kaç tane gösterebilirler; ama diğerleri bir tane bile gösteremeyeceklerdir. İnsanların kendilerine hiç sormadıkları sorular aslında her an sormaları gereken sorular vardır : Ben bu dünyaya niçin geldim? Burada ne yapacağım, ne yapabilirim, ne yapmak istiyorum ? Nereye uçmak istiyorum? Zira , kanatlarınızı açmazsanız  rüzgarlara binemezsiniz. On yıl sonra ne olacağınızı düşünmüyorsanız , niçin üniversite öğreniminde zaman harcıyorsunuz ? Nasıl bir geleceğe ulaşmak istediğinizi bilmiyorsanız, niçin fabrikalarda , tamirhanelerde ömrünüzü geçiresiniz ? Aslında bütün mesele burada. Ne olacağınızı dileyerek çalışırsanız , o olacaksınız. Acele etmeden her gün hedefinize bir adım daha yaklaşacaksınız .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.