birliktelik
YOLCULUK
ase Yolculuk, belirlenen bir hedefe gitmek isteyiş şeklidir ancak günümüzde yapılan yolculukların çoğu gönülde kalan geçmişe olan bir yolculuktur. Başınızı cama yasladığınız anda gelen pişmanlıklar, keşkeler, özlemler, yapmak isteyip de yapamadığımız ya da varmak isteyip de varamadığımız her şey bizi ileriye değil de tam anlamıyla geçmişe sürüklüyor. Neden böyle oluyor bilmiyoruz ama acıya da mutluluğa da doyumsuz bir özlemimiz var. Bazen her şeyi ardında bırakıp yola çıkmalı insan merak etmeli bakalım yol bizi nereye götürecek, kimlerle tanıştıracak. Bilmediğimiz bir yere gitmenin verdiği telaşla beraber o bilinmezliğe sürüklenmenin korkusunu hissetmenin yanı sıra bilinen yere yolculuk yapmanın kattığı heyecana kapılmak huzurun belki de bilinene kavuşmanın rahatlığını hissettiren en güzel duygudur. Hep gün doğarken yolculuk yapmak istemişimdir. Etraf kalabalık olmasın ruhumla demleneyim, içimdeki ben ile biraz özleşeyim. Cam kenarında oturup yeşili, doğayı, dağları, denizi ve toprak tonlarını doya doya izlemek, kulaklığı takıp unutulmayan bir şarkıyı dinlemek, eline küçük bir defter alıp o anki hislerini dile getirmek en tarifsizidir. ‘ En iyi hikâyeler yolda yazılır ‘ denildi ama kimse yolun kendi hikâyesini merak etmedi. Kim bilir yolun hikâyesi belki de her hikâyeden üstündü. Dostoyevski’nin de dediği gibi: “İnsan, gelip geçici hevesleri olan, tutarsız bir varlıktır ve tıpkı satranç oyuncuları gibi hedefe ulaşmayı değil de hedefe giden yolları daha çok sever.” -Sosyal Sorumluluk ve Projeler Direktörü / Asena SOLAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.